GÜNÜMÜZDE ARTAN DOLANDIRICILIK FAALİYETLERİ

Özellikle dolandırıcılık konusunda uzmanlaşmış kişilerin başka şahısların banka hesaplarını ve telefonlarını kullanarak hileli davranışlarıyla kendilerine haksız bir şekilde menfaat temin ettikleri bilinmektedir. Ülkemizde dolandırıcılık suçunun mağduru olan insan sayısı her geçen gün daha da artmaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise dolandırıcıların kendilerinin bulunamayacağı kanısıdır.

Alınacak hukuki destek ile; şüphelinin gerçek kimliğinin tespiti, cezalandırılması ve zararın giderilmesi adına vakit kaybetmeksizin suç duyurusunda bulunulması önem arz etmektedir. Soyer Hukuk ve Danışmanlık olarak ceza hukuku alanında profesyonel bir biçimde hukuki destek sağlamaktayız.

Dolandırıcılık suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 157. ve 158. maddelerinde düzenlenen, bireylerin malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında önemli bir yer tutar. Bu suç, failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatması ve bu yolla mağdura zarar vererek kendisine veya başkasına haksız bir çıkar sağlaması şeklinde tanımlanır. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için belirli maddi ve manevi unsurların bir araya gelmesi gerekir. Bu makalede, dolandırıcılık suçunun maddi ve manevi unsurları ayrıntılı bir şekilde ele alınacaktır.

Dolandırıcılık Suçunun Maddi Unsurları:

Maddi unsurlar, suçun fiziksel dünyadaki görünümünü ifade eder ve dolandırıcılık suçunun gerçekleşmesi için gerekli olan objektif şartları kapsar. Bu unsurlar, failin fiili, suçun konusu, mağdur ve netice arasındaki bağlantıyı içerir. Dolandırıcılık suçunun maddi unsurları şu şekilde sıralanabilir:

  1. Hileli Davranış (Hileli Fiil):
    Dolandırıcılık suçunun temel maddi unsuru, failin hileli davranışlarda bulunmasıdır. Hile, bir kimsenin iradesini sakatlayacak şekilde yanlış bir kanaat uyandırmak veya mevcut bir yanlış kanaati devam ettirmek amacıyla gerçekleştirilen aldatıcı hareketlerdir. Hile, sözlü veya yazılı beyanlar, sahte belgeler, sahte kimlik kullanımı, yanıltıcı görseller ya da başka birtakım araçlarla gerçekleştirilebilir. Örneğin, sahte bir çekle ödeme yapmak, gerçek dışı bir ürün satışı vaadiyle para toplamak veya sahte bir kimlikle güven kazanmak hileli davranışlara örnek teşkil eder. Hile, mağdurun iradesini yanıltacak nitelikte ve yoğunlukta olmalıdır.
  2. Aldatma (Mağdurun İradesinin Sakatlanması):
    Hileli davranışın, mağdurun iradesini sakatlayarak onu yanılgıya düşürmesi gerekir. Mağdur, failin hileli hareketleri sonucunda yanlış bir bilgiye inanmalı ve bu yanılgı nedeniyle bir malvarlığı tasarrufunda bulunmalıdır. Örneğin, bir kişinin sahte bir diploma ile iş başvurusu yaparak işvereni aldatması, bu unsuru oluşturur. Ancak, mağdurun zaten şüpheli olduğu bir durumda hileli davranışın aldatma etkisi yaratması beklenmez.
  3. Malvarlığı Tasarrufu:
    Dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarından biri de mağdurun hile neticesinde bir malvarlığı tasarrufunda bulunmasıdır. Bu tasarruf, mağdurun kendi malvarlığını veya bir başkasının malvarlığını etkileyen bir işlem yapması anlamına gelir. Örneğin, para teslim edilmesi, bir malın devredilmesi ya da bir borcun ödenmesi gibi işlemler bu kapsamdadır. Tasarrufun, hileli davranışın doğrudan bir sonucu olarak gerçekleşmesi şarttır.
  4. Haksız Yarar Sağlama:
    Suçun tamamlanması için, failin kendisi veya bir başkası lehine haksız bir malvarlığı yararı sağlaması gerekir. Bu yarar, maddi bir kazanç (para, mal vb.) olabileceği gibi, maddi olmayan bir menfaat (örneğin, bir borcun silinmesi) de olabilir. Haksız yararın sağlanması, suçun neticesi olarak ortaya çıkar ve mağdurun zarar görmesiyle bağlantılıdır.
  5. Mağdurun Zarar Görmesi:
    Dolandırıcılık suçunun maddi unsurlarından biri de mağdurun malvarlığında bir zararın meydana gelmesidir. Bu zarar, maddi bir kayıp (örneğin, para veya mal kaybı) şeklinde olabileceği gibi, malvarlığında bir eksilme ya da beklenen bir artışın gerçekleşmemesi şeklinde de olabilir. Zararın varlığı, suçun tamamlanması için gerekli bir unsurdur.

Dolandırıcılık Suçunun Manevi Unsurları:

Manevi unsurlar, suçun failin zihinsel durumuyla ilgili yönlerini ifade eder ve failin suç işleme iradesini yansıtır. Dolandırıcılık suçu, kasten işlenebilen bir suç olup, manevi unsurları şu şekilde incelenebilir:

  1. Kast:
    Dolandırıcılık suçu, genel kastla işlenebilen bir suçtur. Fail, hileli davranışta bulunarak mağduru aldatmayı, bu yolla bir malvarlığı tasarrufu sağlamayı ve haksız bir yarar elde etmeyi bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Kast, hem hileli davranışın gerçekleştirilmesini hem de bu davranışın neticesinde ortaya çıkacak zararı ve yararı kapsamalıdır. Örneğin, sahte bir ürün satışı vaadiyle para alan bir kişi, bu eylemin mağduru aldatacağını ve kendisine haksız bir kazanç sağlayacağını bilerek hareket ediyorsa, kast unsuru mevcut demektir.
  2. Saik (Özel Kast):
    Dolandırıcılık suçunda, failin haksız bir malvarlığı yararı sağlama amacı taşıması gerekir. Bu, özel bir kast unsuru olarak değerlendirilir. Failin, yalnızca hileli davranışta bulunması değil, bu davranışla haksız bir çıkar elde etmeyi hedeflemesi şarttır. Örneğin, bir kişi sahte bir belgeyle bir bankadan kredi almayı planlıyorsa, bu özel kast unsuru gerçekleşmiş olur.
  3. İradi Hareket:
    Failin hileli davranışı bilinçli ve iradi bir şekilde gerçekleştirmesi gerekir. Fail, hileli fiilin sonuçlarını öngörmeli ve bu sonuçları elde etmek için hareket etmelidir. Taksirle veya istem dışı gerçekleşen bir aldatma, dolandırıcılık suçunu oluşturmaz.

Benzer Yazılar